EAT Neyin Kısaltması? E-A-T’den E-E-A-T’ye Uzanan Hikâye
EAT Neyin Kısaltması? Önce Küçük Bir Harf Karışıklığını Çözelim
İnternette bir yazıya, özellikle de SEO, Google veya içerik kalitesiyle ilgili bir konuya denk geldiğinizde “EAT neyin kısaltması?” sorusuyla karşılaşmak oldukça normal. İlk bakışta İngilizcedeki “eat”, yani “yemek” fiiliyle ilgiliymiş gibi duruyor. Fakat SEO dünyasında karşımıza çıkan E-A-T, bambaşka bir şey ifade ediyor: Expertise, Authoritativeness, Trustworthiness. Türkçeye kabaca Uzmanlık, Yetkinlik/Otorite ve Güvenilirlik şeklinde çevrilebilir.
Üstelik konu burada bitmiyor. Google 2022 yılında kavrama bir “E” daha ekledi ve sistem E-E-A-T haline geldi: Experience, Expertise, Authoritativeness, Trustworthiness, yani Deneyim, Uzmanlık, Yetkinlik/Otorite ve Güvenilirlik. Google'ın kendi açıklamasına göre güven, bu unsurların içinde özellikle merkezi bir konuma sahip.
Bence E-A-T'nin ilginç tarafı sadece SEO açısından önemli olması değil. Aslında internet çağında “Bir bilgiye neden inanıyoruz?” sorusunun cevabını tartışmaya açıyor. Bir doktorun yazdığı sağlık makalesiyle, aynı hastalığı yıllarca yaşamış bir hastanın deneyim yazısı aynı tür bilgi değildir. Ama ikisi de belirli koşullarda değerli olabilir. Google'ın E-E-A-T yaklaşımı tam da bu ayrımı daha görünür hale getiriyor.
E-A-T Açılımı Tam Olarak Nedir?
E-A-T üç temel kavramdan oluşuyor:
E - Expertise: Uzmanlık. İçeriği hazırlayan kişinin veya kuruluşun konu hakkında gerekli bilgi ve beceriye sahip olup olmadığıyla ilgilidir.
A - Authoritativeness: Yetkinlik, otorite veya alanındaki itibarlı konum. Bir kişinin ya da kurumun belirli bir konuda başvurulan, tanınan ve güvenilen kaynak olup olmadığıyla ilişkilidir.
T - Trustworthiness: Güvenilirlik. Bilginin doğru, dürüst, güvenli ve kullanıcı açısından güvenilebilir olup olmadığına odaklanır.
Burada önemli bir ayrıntı var: Bunlar Google'da “E-A-T puanı 87/100” gibi çalışan tek bir puanlama sistemi değil. Google açıkça E-E-A-T'nin kendisinin belirli bir sıralama faktörü olmadığını söylüyor. Bunun yerine otomatik sistemlerin, kaliteli ve güvenilir içerikle ilişkili çeşitli sinyaller kullandığını belirtiyor. Arama kalitesi değerlendiricileri de sonuçları bu kavramlar açısından inceleyerek Google'a geri bildirim sağlıyor; değerlendiricilerin verdiği puanlar tek tek sayfaların sıralamasını doğrudan belirlemiyor.
Bu ayrım SEO açısından son derece önemli. Çünkü yıllardır “Google E-A-T'ye puan veriyor, puanınızı yükseltin, sıralamanız artsın” gibi fazlasıyla mekanik anlatımlar gördük. Gerçekte mesele bundan daha karmaşık.
E-A-T Nereden Çıktı? Tarihsel Kökeni
E-A-T'nin kökenini anlamak için Google'ın Search Quality Rater Guidelines, yani Arama Kalitesi Değerlendirici Yönergeleri'ne bakmak gerekiyor.
E-A-T kavramı 2014 yılındaki yönergelerde belirgin biçimde ortaya çıktı. Dönemin yönergelerinde uzmanlık, yetkinlik ve güvenilirlik, sayfa kalitesinin değerlendirilmesinde önemli unsurlar arasında yer alıyordu. 2014 tarihli kılavuzun “Page Quality” değerlendirmesinde E-A-T açıkça kullanılmıştı.
Tam yönergelerin kamuya açık hale gelmesi ise 2015 yılında gerçekleşti. Böylece SEO sektörü Google'ın kaliteli içerik konusunda insan değerlendiricilere nasıl bir perspektif sunduğunu daha yakından görme fırsatı buldu.
Burada benim açımdan en önemli nokta şu: E-A-T aslında “Google'ın bir gün algoritmasına eklediği üç yeni düğme” değildi. Daha ziyade Google'ın insanlara kaliteli içeriği nasıl tanımlattığını anlatan bir çerçeveydi.
Bu fark zaman içinde biraz bulanıklaştı.
Özellikle sağlık, finans ve güvenlik gibi hassas alanlarda içerik kalitesi tartışmaları büyüdükçe SEO dünyasında E-A-T daha fazla konuşulmaya başlandı. 2018'deki geniş kapsamlı algoritma güncellemeleri sonrasında sağlık ve benzeri sitelerde yaşanan değişimler, E-A-T kavramının SEO gündeminde çok daha görünür hale gelmesine katkıda bulundu. Fakat “E-A-T 2018'de ortaya çıktı” demek tarihsel açıdan doğru değil; kavram daha önce Google'ın kalite yönergelerinde zaten bulunuyordu.
2022'de Neden Bir E Daha Geldi?
Bence E-A-T'den E-E-A-T'ye geçiş, kavramın en ilginç kısmı.
Google 15 Aralık 2022'de Search Quality Rater Guidelines güncellemesini duyurdu ve E-A-T'ye Experience, yani Deneyim unsurunu ekledi. Böylece kavram “Double-E-A-T” olarak da anılmaya başladı.
Buradaki “deneyim” kelimesini “uzmanlık” ile karıştırmamak gerekiyor.
Örneğin bir muhasebecinin vergi mevzuatı konusunda uzmanlığı olabilir. Bu, teknik bir konuda son derece değerlidir. Fakat belirli bir muhasebe yazılımını satın almayı düşünen kullanıcı, o yazılımı altı ay boyunca gerçekten kullanmış bir kişinin deneyimini de özellikle merak edebilir.
Aynı durum seyahat içeriklerinde de geçerli.
“İstanbul'daki bu otel nasıl?” sorusuna otelin resmi broşürünü okuyarak hazırlanmış bir yazıyla, gerçekten otelde üç gece kalmış bir kişinin deneyimi aynı şeyi anlatmaz.
Birinci içerik kurumsal bilgi sunabilir. İkincisi ilk elden deneyim sağlayabilir.
İşte Google'ın deneyim unsurunu özellikle vurgulaması, internet üzerindeki bilgi türlerinin birbirinden ayrılması açısından önemli bir gelişmeydi. Google'ın kendi örneğinde de vergi beyannamesinin nasıl hazırlanacağı konusunda uzman bilgisi önemliyken, bir vergi yazılımının kullanım deneyimi konusunda gerçek kullanıcıların forum tartışmaları değerli bir kaynak olabilir.
E-E-A-T'nin Dört Ayağını Günlük Hayattan Düşünelim
E-E-A-T'yi ezberlemek yerine günlük hayattan düşünmek çok daha kolay.
Bir doktorun kalp hastalıkları konusunda hazırladığı bilimsel içerik uzmanlık gösterebilir.
Aynı doktorun bağlı olduğu hastanenin veya akademik kurumun alanında tanınmış olması yetkinlik/otorite açısından anlam taşıyabilir.
İçerikte kaynakların açıkça belirtilmesi, çıkar çatışmalarının gizlenmemesi ve yanlış bilgilerin düzeltilmesi güvenilirlik açısından önemlidir.
Doktorun aynı zamanda belirli bir hastalıkla ilgili klinik deneyimlerinden, elindeki vaka çalışmalarından veya gerçek uygulama tecrübesinden söz etmesi ise deneyim boyutuna katkı sağlayabilir.
Fakat ilginç olan şu: Her içerikte dört unsurun aynı seviyede bulunması şart değil.
Google da bunu açıkça ifade ediyor. Bazı içerikler esas değerini deneyimden, bazıları uzmanlıktan alabilir. Bunun yanında güven, diğer unsurların üzerine oturduğu temel unsur olarak tanımlanıyor.
Bu nedenle bir forum kullanıcısının “Ben bu ürünü iki yıldır kullanıyorum” demesi, akademik uzmanlık anlamına gelmez. Ama ürün deneyimi açısından son derece değerli olabilir.
Forumlar E-E-A-T Açısından Neden İlginç?
Burada forumların ayrı bir yeri olduğunu düşünüyorum.
İnternetin ilk dönemlerinde bilgi daha çok kurumsal web sitelerinden, ansiklopedilerden ve uzmanların hazırladığı makalelerden geliyordu. Sosyal medya ve forum kültürü geliştikçe “kullanıcı deneyimi” başlı başına bir bilgi türüne dönüştü.
Örneğin bir otomobil forumunda aynı model aracı beş yıl kullanmış bir kişinin yakıt tüketimi, kronik sorunları veya uzun dönem bakım maliyetleri hakkında anlattıkları oldukça kıymetli olabilir.
Ama bu, forumdaki her yorumun doğru olduğu anlamına gelmez.
Tam tersine, forumların güçlü tarafı olan çok seslilik aynı zamanda zayıf tarafıdır. Bir kişinin deneyimi başka bir kişinin deneyiminden farklı olabilir. Bir kullanıcı sorunu yanlış teşhis edebilir. Bir başkası ticari amaçla ürünü övebilir.
Bu yüzden E-E-A-T açısından forum kültürünün en değerli hali, tek bir yorumun “doğru” kabul edilmesi değil; farklı deneyimlerin karşılaştırılmasıdır.
Google da 2023 yılında kalite değerlendirici yönergelerini güncellerken forum ve tartışma sayfaları için daha geniş değerlendirme rehberi ekledi. Google bunun büyük veya temel bir değişiklik olmadığını özellikle belirtti, ancak forumların modern bilgi ekosistemindeki öneminin kalite değerlendirmelerinde daha görünür hale geldiği söylenebilir.
Erkeklerin ve Kadınların Bakış Açısı Bu Konuya Nasıl Eklenebilir?
Burada dikkatli olmak gerekiyor. “Erkekler stratejiktir, kadınlar empatiktir” şeklinde kesin bir cümle bilimsel olarak fazla iddialı olur.
EAT Neyin Kısaltması? Önce Küçük Bir Harf Karışıklığını Çözelim
İnternette bir yazıya, özellikle de SEO, Google veya içerik kalitesiyle ilgili bir konuya denk geldiğinizde “EAT neyin kısaltması?” sorusuyla karşılaşmak oldukça normal. İlk bakışta İngilizcedeki “eat”, yani “yemek” fiiliyle ilgiliymiş gibi duruyor. Fakat SEO dünyasında karşımıza çıkan E-A-T, bambaşka bir şey ifade ediyor: Expertise, Authoritativeness, Trustworthiness. Türkçeye kabaca Uzmanlık, Yetkinlik/Otorite ve Güvenilirlik şeklinde çevrilebilir.
Üstelik konu burada bitmiyor. Google 2022 yılında kavrama bir “E” daha ekledi ve sistem E-E-A-T haline geldi: Experience, Expertise, Authoritativeness, Trustworthiness, yani Deneyim, Uzmanlık, Yetkinlik/Otorite ve Güvenilirlik. Google'ın kendi açıklamasına göre güven, bu unsurların içinde özellikle merkezi bir konuma sahip.
Bence E-A-T'nin ilginç tarafı sadece SEO açısından önemli olması değil. Aslında internet çağında “Bir bilgiye neden inanıyoruz?” sorusunun cevabını tartışmaya açıyor. Bir doktorun yazdığı sağlık makalesiyle, aynı hastalığı yıllarca yaşamış bir hastanın deneyim yazısı aynı tür bilgi değildir. Ama ikisi de belirli koşullarda değerli olabilir. Google'ın E-E-A-T yaklaşımı tam da bu ayrımı daha görünür hale getiriyor.
E-A-T Açılımı Tam Olarak Nedir?
E-A-T üç temel kavramdan oluşuyor:
E - Expertise: Uzmanlık. İçeriği hazırlayan kişinin veya kuruluşun konu hakkında gerekli bilgi ve beceriye sahip olup olmadığıyla ilgilidir.
A - Authoritativeness: Yetkinlik, otorite veya alanındaki itibarlı konum. Bir kişinin ya da kurumun belirli bir konuda başvurulan, tanınan ve güvenilen kaynak olup olmadığıyla ilişkilidir.
T - Trustworthiness: Güvenilirlik. Bilginin doğru, dürüst, güvenli ve kullanıcı açısından güvenilebilir olup olmadığına odaklanır.
Burada önemli bir ayrıntı var: Bunlar Google'da “E-A-T puanı 87/100” gibi çalışan tek bir puanlama sistemi değil. Google açıkça E-E-A-T'nin kendisinin belirli bir sıralama faktörü olmadığını söylüyor. Bunun yerine otomatik sistemlerin, kaliteli ve güvenilir içerikle ilişkili çeşitli sinyaller kullandığını belirtiyor. Arama kalitesi değerlendiricileri de sonuçları bu kavramlar açısından inceleyerek Google'a geri bildirim sağlıyor; değerlendiricilerin verdiği puanlar tek tek sayfaların sıralamasını doğrudan belirlemiyor.
Bu ayrım SEO açısından son derece önemli. Çünkü yıllardır “Google E-A-T'ye puan veriyor, puanınızı yükseltin, sıralamanız artsın” gibi fazlasıyla mekanik anlatımlar gördük. Gerçekte mesele bundan daha karmaşık.
E-A-T Nereden Çıktı? Tarihsel Kökeni
E-A-T'nin kökenini anlamak için Google'ın Search Quality Rater Guidelines, yani Arama Kalitesi Değerlendirici Yönergeleri'ne bakmak gerekiyor.
E-A-T kavramı 2014 yılındaki yönergelerde belirgin biçimde ortaya çıktı. Dönemin yönergelerinde uzmanlık, yetkinlik ve güvenilirlik, sayfa kalitesinin değerlendirilmesinde önemli unsurlar arasında yer alıyordu. 2014 tarihli kılavuzun “Page Quality” değerlendirmesinde E-A-T açıkça kullanılmıştı.
Tam yönergelerin kamuya açık hale gelmesi ise 2015 yılında gerçekleşti. Böylece SEO sektörü Google'ın kaliteli içerik konusunda insan değerlendiricilere nasıl bir perspektif sunduğunu daha yakından görme fırsatı buldu.
Burada benim açımdan en önemli nokta şu: E-A-T aslında “Google'ın bir gün algoritmasına eklediği üç yeni düğme” değildi. Daha ziyade Google'ın insanlara kaliteli içeriği nasıl tanımlattığını anlatan bir çerçeveydi.
Bu fark zaman içinde biraz bulanıklaştı.
Özellikle sağlık, finans ve güvenlik gibi hassas alanlarda içerik kalitesi tartışmaları büyüdükçe SEO dünyasında E-A-T daha fazla konuşulmaya başlandı. 2018'deki geniş kapsamlı algoritma güncellemeleri sonrasında sağlık ve benzeri sitelerde yaşanan değişimler, E-A-T kavramının SEO gündeminde çok daha görünür hale gelmesine katkıda bulundu. Fakat “E-A-T 2018'de ortaya çıktı” demek tarihsel açıdan doğru değil; kavram daha önce Google'ın kalite yönergelerinde zaten bulunuyordu.
2022'de Neden Bir E Daha Geldi?
Bence E-A-T'den E-E-A-T'ye geçiş, kavramın en ilginç kısmı.
Google 15 Aralık 2022'de Search Quality Rater Guidelines güncellemesini duyurdu ve E-A-T'ye Experience, yani Deneyim unsurunu ekledi. Böylece kavram “Double-E-A-T” olarak da anılmaya başladı.
Buradaki “deneyim” kelimesini “uzmanlık” ile karıştırmamak gerekiyor.
Örneğin bir muhasebecinin vergi mevzuatı konusunda uzmanlığı olabilir. Bu, teknik bir konuda son derece değerlidir. Fakat belirli bir muhasebe yazılımını satın almayı düşünen kullanıcı, o yazılımı altı ay boyunca gerçekten kullanmış bir kişinin deneyimini de özellikle merak edebilir.
Aynı durum seyahat içeriklerinde de geçerli.
“İstanbul'daki bu otel nasıl?” sorusuna otelin resmi broşürünü okuyarak hazırlanmış bir yazıyla, gerçekten otelde üç gece kalmış bir kişinin deneyimi aynı şeyi anlatmaz.
Birinci içerik kurumsal bilgi sunabilir. İkincisi ilk elden deneyim sağlayabilir.
İşte Google'ın deneyim unsurunu özellikle vurgulaması, internet üzerindeki bilgi türlerinin birbirinden ayrılması açısından önemli bir gelişmeydi. Google'ın kendi örneğinde de vergi beyannamesinin nasıl hazırlanacağı konusunda uzman bilgisi önemliyken, bir vergi yazılımının kullanım deneyimi konusunda gerçek kullanıcıların forum tartışmaları değerli bir kaynak olabilir.
E-E-A-T'nin Dört Ayağını Günlük Hayattan Düşünelim
E-E-A-T'yi ezberlemek yerine günlük hayattan düşünmek çok daha kolay.
Bir doktorun kalp hastalıkları konusunda hazırladığı bilimsel içerik uzmanlık gösterebilir.
Aynı doktorun bağlı olduğu hastanenin veya akademik kurumun alanında tanınmış olması yetkinlik/otorite açısından anlam taşıyabilir.
İçerikte kaynakların açıkça belirtilmesi, çıkar çatışmalarının gizlenmemesi ve yanlış bilgilerin düzeltilmesi güvenilirlik açısından önemlidir.
Doktorun aynı zamanda belirli bir hastalıkla ilgili klinik deneyimlerinden, elindeki vaka çalışmalarından veya gerçek uygulama tecrübesinden söz etmesi ise deneyim boyutuna katkı sağlayabilir.
Fakat ilginç olan şu: Her içerikte dört unsurun aynı seviyede bulunması şart değil.
Google da bunu açıkça ifade ediyor. Bazı içerikler esas değerini deneyimden, bazıları uzmanlıktan alabilir. Bunun yanında güven, diğer unsurların üzerine oturduğu temel unsur olarak tanımlanıyor.
Bu nedenle bir forum kullanıcısının “Ben bu ürünü iki yıldır kullanıyorum” demesi, akademik uzmanlık anlamına gelmez. Ama ürün deneyimi açısından son derece değerli olabilir.
Forumlar E-E-A-T Açısından Neden İlginç?
Burada forumların ayrı bir yeri olduğunu düşünüyorum.
İnternetin ilk dönemlerinde bilgi daha çok kurumsal web sitelerinden, ansiklopedilerden ve uzmanların hazırladığı makalelerden geliyordu. Sosyal medya ve forum kültürü geliştikçe “kullanıcı deneyimi” başlı başına bir bilgi türüne dönüştü.
Örneğin bir otomobil forumunda aynı model aracı beş yıl kullanmış bir kişinin yakıt tüketimi, kronik sorunları veya uzun dönem bakım maliyetleri hakkında anlattıkları oldukça kıymetli olabilir.
Ama bu, forumdaki her yorumun doğru olduğu anlamına gelmez.
Tam tersine, forumların güçlü tarafı olan çok seslilik aynı zamanda zayıf tarafıdır. Bir kişinin deneyimi başka bir kişinin deneyiminden farklı olabilir. Bir kullanıcı sorunu yanlış teşhis edebilir. Bir başkası ticari amaçla ürünü övebilir.
Bu yüzden E-E-A-T açısından forum kültürünün en değerli hali, tek bir yorumun “doğru” kabul edilmesi değil; farklı deneyimlerin karşılaştırılmasıdır.
Google da 2023 yılında kalite değerlendirici yönergelerini güncellerken forum ve tartışma sayfaları için daha geniş değerlendirme rehberi ekledi. Google bunun büyük veya temel bir değişiklik olmadığını özellikle belirtti, ancak forumların modern bilgi ekosistemindeki öneminin kalite değerlendirmelerinde daha görünür hale geldiği söylenebilir.
Erkeklerin ve Kadınların Bakış Açısı Bu Konuya Nasıl Eklenebilir?
Burada dikkatli olmak gerekiyor. “Erkekler stratejiktir, kadınlar empatiktir” şeklinde kesin bir cümle bilimsel olarak fazla iddialı olur.